Aramanın Psikolojisi: Kullanıcıyı Anlamak

Arama motoru pazarlaması (SEM) kullanıcı davranışıyla ve onu ne kadar tahmin edip anladığınızla alakalı olarak başarı seviyesinin belirlendiği bir alan. Arama motorları ise işin temel platformu olarak tabii ki işletmelerin değil, kullanıcıların dostu. Algoritmalarını kullanıcıyı daha iyi anlamak için sürekli güncelleyen arama motorları, hepimizin bildiği gibi kullanıcıların aradıkları şeyleri karşılarına çıkarabilmek için çalışmaktalar. Bu durumda üç taraf olduğunu söylemek mümkün: biz (içerik üretenler), arama motorları (bağlantı noktası), kullanıcı (içerik arayanlar). Şimdi geldi mi konu iletişime?

Aramanın psikolojisini irdelerken endişelenmemiz gereken şey “algoritma” değil, içeriklerimizi kullanıcılara göre nasıl optimize edeceğimiz olmalı. Arama motorları zaten semantik anlamları çıkarmak için oldukça sıkı çalışıyor ama içerik üreten taraf olarak bizim de üstümüze düşeni en iyi şekilde yapıp, reklamlarımızın görsel ve yazılı materyallerinin netliğine, landing page optimizasyonumuza, site içi navigasyonumuza dikkat etmemiz ve kullanıcıyı anlayıp –yanlış ifade etmiş olsalar bile- alakalı yerlere gelmelerini sağlamalıyız.

Öncelikle kullanıcıların kimliğini anlamakla başlayabiliriz. Bizim hedef kitlemiz kim ve halihazırda var olan kullanıcılarla bu kitle örtüşüyor mu? Örtüşmüyorsa yanlış iletişim yapıyoruz diye düşünebiliriz. Kullanıcıyı anlamak için araştırma şirketlerinden yardım isteyebilir, küçük anketler veya kısa sorularla kullanıcılarla direkt temasa geçebilir ya da elimizdeki veri setlerini anlamlandırabiliriz.

İkinci adım içerik türümüz ve kalitemizin beklentiyi ne kadar karşıladığını kontrol etmek olmalı. Doğru anlatım, düzgün ifade ve görsel içerik olmazsa olmaz! Kullanıcı aradığı şeyi 360 derece tanımak ister. Görmek, anlamak, bilmek ister. Bunları ona sunmazsanız cevabı başka yerde aramaya gidecektir. Görsel içeren tweetlerin 5 kat fazla etkileşim aldığı bir dünyada yaşadığımızı unutmayalım.

Kullanıcıya direkt etki edemese de yapılması gereken bazı şeyler de yok değil. SEO da SEO diye çıldırmasanız da kendinizi bir şekilde arama motoruna ifade edemezseniz, o da sizin kim olduğunuzu anlayıp kullanıcıya “bak burada bu varmış, seversin.” diyemez. Kullanıcı dostu olun ama arama motorlarına kendinizi sevdirmeyi de ihmal etmeyin.

Herkese bol trafikli, new user’lı ve retention’ı yüksek günler 🙂

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

___