Kadının Çoklu Kimliği ve Pazarlama

Öncelikle ne olursa olsun söz konusu bir alışveriş varsa ya kadın yapıyordur ya da yapılmasına dair fikrini çoktan beyan etmiştir. Her halükarda odaklanılması gereken en büyük segment olarak karşımıza çıkan “kadın”, Martha Barletta’nın “Söz Kadınlarda: Kadınlara Pazarlama” kitabında bahsedildiği üzere aile alışverişlerinin %80’inde söz sahibi.

Hem profesyonel kesimin dediklerinden hem de gözlemlerimden yola çıkarak diyebilirim ki bu rakam oldukça ikna edici. Etrafınıza bakın. Sizce sadece kadını hedefleyen markalar mı onlara yönelik işler, planlamalar yapıyor yoksa erkek tarafında da bir etkimiz olduğu aşikar mı? Satın alma kararları üzerinde büyük etkisi bulunan bu zarif kesimi göz ardı edemeyeceğinizi fark etmiş olduğunuzu umuyorum. Yani bu sadece bir segment analizi değil tüm pazarı derinlemesine incemelik ciddi bir güç analizi.

Son yıllarda pazarlama dünyası bunu keşfetmiş olacak ki artık tek mesaj veren, kadının toplumsal görevlerinden birine yönelen işlere pek sık rastlamıyoruz. Başarılı markalardan bahsediyorum tabii. Tek bir kimlikle dolaştığı düşünülen kadının diğer yönlerini yani modern kadının geleneksel olandan farkını iyi bilen kazanıyor!

Eğer hedef kitlemizdeki kadın bir anneyse ona sadece “anne” olmak yetmiyor artık. Çünkü o başarılı bir anne, çekici bir kadın, iyi bir yönetici, mükemmel bir aşçı, amatör sporcu gibi bir sürü detayı benliğinde buluşturuyor. Bu da çoklu kimliklerin pembe ambalajlar, kibar çiçekler, klasik yöntemler tarafından ele geçirilemeyeceğini gösteriyor.

Mesela yeni çıkan Elidor reklamını ele alalım. Eğer 1 dakikanızı ayırıp izlerseniz Serenay Sarıkaya’nın birçok role üst üste büründüğünü ve taşıdığı kimlik çokluğunu görmeniz mümkün.

Aynı şekilde Wacoal Tayland’ın “Beauty Inside” kampanyası da çok yönlü olan günümüz kadınının kalbine hitap ediyor ki oldukça başarılı.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

___